Herşey bir nefes ile başladı. Tek nefeste saçıldı tek düze kelimeler. Devrik dediler cümlemize. Kabullendik sevdik cümlemizi. Mecaz dediler soluklandık, caz dediler ayaklandık, yaz dediler kalemde parmak izi parmak da kalem izi. Biraz sigara isi, biraz buz, biraz yara. Ama herşey tek bir nefes ile başladı bir kitapta. Soluksuz okumaya karar kıldık, soluksuz kaldık. Karakterleri bıraktık caddelere, sokak lambaları kenarlarında kaldı noktasından virgülüne. Bir keman melodisi başladı kulaklarda. Sessiz esen rüzgara bıraktı tüm sayfalar. Ama yine de herşey bir nefes ile başladı. Ağlayarak başladı ilk nefes. Nefes, ilk gözyaşına sahip oldu. Hayatta sahip olacağımız onca şey varken, tek seçenekli şıkkımızı işaretledik. Büte kalmadık ama kalakaldık son sayfada. Pişmanlıklar, vicdan azapları, rüyalar, hiçe saymalar, yerinde saymalar. Vakit geçmeden derken vakit geç oldu diyerek süzüldük pike altlarına. Yazdı, ama güzel yazdı. Son nefeste küçük bir balkonda kaldı ruh. Beden hayale daldı. Son nefeste daldı suya, su nefessiz kaldı. Yazılacak binlerce kelimeden oluşan cümle varken bu yazı yarıda kaldı…
