Kağıt Parçası…
Sevgili Piraye…Bilirim ki çiçek açmışsınBahar donatmışsın tüm caddeleriEvleri yine sarı ışıklar basmışGöçmen kuşlar düşmüşler yollarınaVe elbette bilirim ki bu cıvıltılı gökyüzü sendendir Bir deli rüzgar girer penceremdenİçinde minik ve ıslak ayak izlerinSeyredurur gönlüm seniBir bahar akşamına yakın saatlerdeBilirim ki sen gelmişsinBu mevsimine düşmüş bedenim sendendirSusuz değil artık bahçelerimSeni anlattım otuna, böceğineNe vakit yeşerse bir tomurcukVe…
Büte Kalan Yazılar…
Bir girdaba düştüm yarabBalıklar feryat figanBir sen bilen beniEtme eyleme kalmadı tende canGayrı meşru bir sevdanın piçiyim benÜstüm rezil üstüm rüsvaCebimde dünden kalma yarınlarım varSen yazdın ya kaderimi güya Hususimi anlatayım sana kendimiGörmez de bilmez misinBir ben mi kaldım yetimHiç beni sevmez misinBir çıkmaza düştüm işte yarabSokaklar yerle yeksanSen de duymazsın ya beniHiç olmazsa yalancıktan
Uzun Hikaye…
Ahh Ercüment ben geldim yineOnsuzluğun bilmem kaçıncı akşamında Henüz bahsetmedim miYanılma Ercüment yanılmaHadi gel otur şöyle azıcıkBakma masama, az kavun az peynirBir aksak sandalye, bir kırık kalp işteHepsinden birazcık Ahh be Ercüment Bi yerden başlamalıymış insanÖyle dedi ruhu sarışınlar Her şeye karışanlar Yüzleri kırışanlarİki arada bi derede sıkışanlar Gelemem ben sıkışıklığa Kaçtım elbetSözün bittiği yere…
Bildiğin Gibi Değil…
Üstüme bir gece çöktüAma öyle bildiğin gibi değilAy, güneşe savaş açmıştıKılıç kuşanmış gibiydi tüm yıldızlarBir muharebenin karanlık yüzüydümDeniz yıldızlarının ise son sözü… Üstüme bir ağırlık çöktüAma öyle bildiğin gibi değilGöz kapaklarım intihara meyilliydilerYakarışlarını duyuyordum kirpikleriminBir kanepenin kırışık tarafındaydımKimbilir kaç zamandırda arafta…En son üstüme bir rüya çöktüAma öyle bildiğin gibi değilNasıl koşturuyorum karanlık sokaklardaKapı kapı seni…
Sağlıcakla…
Basit bir adamım benAğzında sigarasıSaçlar darmadağınYorgunumdurda çoğu zamanKonuşturamazsınız beniYük olurum gününüzeAklınız fikriniz de bende kalsın istememGün ışığında bir köpekKaranlık çökünce Dolunay eşlik eder banaBir de elimden tutan gazeteye sarılmışlarİçerisi kirli haberlerle doluİyisimi çıkmak semayaBir yıldızın düşüşüne eşlik ederim sonraDüşme ey Yıldız yeryüzü bildiğin gibi değilAlırlar ışığınıZifir karanlık günlere hapsolur yüzün gözünSonra bir martı belirir bankımda…
Ayışığında…
Biçare gönül uzaklardayımKaldım yaban ellerde nasılda darlardayımYine bir meyhane sabahıAnason kokan ağzımlaKim bilir hangi dualardayımBir iki kadehle başladım önceDurur mu hiç bu can akla sen gelinceTükenmiş bir kalemSararmış bir kağıtGüzelliğine dair şiirler hemde hece heceBekledim durdum öylece kapı ağzındaBir türkü eşlik etti bana eski sazınlaTiz bir sesAşık bir kadınNermine memmedova “Ayışığında”Bıraktım artık seni bana kalmayasınAdını…
Köpük…
Bir dalga yanaştı kıyımaKum tanelerim çekti içineDeniz kabuklarına sordum da yolumuKayboldum köpüğündeBir dalga yanaştı kıyımaYosun tuttu ayaklarımPulsuz balıklar da tutmadılar ellerimdenBende boğuldum derinindeBir dalga yanaştı kıyımaOltaya takıldı kalbimDüzinelerce kağıttan gemilerim geçtideAlnımdan silindi yazılarımBir dalga yanaştı kıyımaÖncesini hatırlamıyorumSonrası uçsuz bir mavilikSonrası yakamozSonrası batık bir gemi
Bir Bankın Üstünde…
Ne zor şeymiş sensizlikHer şeyden yoksun Her şeyden yoksulVe her şeyde yoksunDurgun geçiyor zamanlarımUçurtmasız, denizi olmayan sokaklardayımBir saç teline hasret bırakılan caddelerdeyimNe yağmurun tadı var yüreğimdeNe de gökyüzüm güneşliNe zor şeymiş sensizlikNerden bilebilirsin kiVe ne kadar şanslısın ki Sen hiç sensiz kalmayacaksınBelki beni de bir daha anmayacaksınİsmim geçmeyecek dost sohbetlerinde2 kadeh rakının verdiği keyfi alamayacağım…
İbadet…
Bölüm 1 İncil’in İlk Emri “Sev” Göçmen kuşların şenliğinde sevdim seniOrtancalar açtığındaBegonviller sarktığındaYasemenler boy verdiğinde sevdimYüreğime düşen ilk cemreydi seni sevmekBöyle arsızUmarsızVakitsizdi çiçek açmalarımAkşam ezanı gibiydi seni sevmelerimHerkes uykudaykenEl ayak çekilmişkenBir ay ışığının altındaİnce, narin kıvrımlarını izlemektiTüm telaşlarımı bırakıp sevdim seniBir yavru kedinin muhtaçlığındaÖyle mahçupÖyle savunmasızVe böyle anlatamadığım gibi sevdim seni Bölüm 2Tevrat’ın İlk Emri…
Sufi…
Çocuk aklımla erdim durdumDilsiz emanetlerdir benim küçük ordumKayboldukta yönümü sordumOkşandı da saçım, elim tutan mı var? Kırk yıllık ömrümden ruhum çalındıYazdım durdumda, kelimelerin hepsi yalındıBitmedi bi türlü, dündü, bugündü, yarındıAçıldı sayfalarımda okuyan mı var? Serdim şeyhim yedi cihanı önüneAklım ermedi inandım körü körüneCanım acıttılar bu böyle bilineSevipte yanağımı öpen mi var? Okusun artık minareler selamıÖldüm…
Bir sorun oluştu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.