Paralel…

Şimdi bir sigara yakarsam eğer, dökülüverecek yine dilimden en derin en ağız dolusu gün görmemiş küfürler. Kalemim çevirmeni olacak küfürlerimin, yerlerini en süslü cümleler alacak. Bozmayacak adabını üslubunu, sessizce süzülen konuşmalarıma denk gelecek haykırışlar. Ne sen duyacaksın söylediklerimi, ne de sen anlayacaksın şu an okuduklarını. Olur ya şimdi bir sigara yakarsam eğer, iki kişilik bir sıranın derinine batacak tırnaklarım. Etrafı denizle çevirili kara parçasının dağlarının, denize paralel gelmediğini anlatacağım. Tebeşire boyarken ben siyah önlüğümü, sen çarpı atacaksın tahtanın sol üst köşesine. Tarihte olmasa da o çarpının yanında adım yazacak. Derin bir sessizliğin ardından, tam anlattıklarımın içinden kayboluşunu görürde yakarsam bu sigarayı, edebi cümleler seremem önüne. En yalın haliyle seslenirim, buraya kadar gelmeme yardım eden figüranlara. Solu çınlar yuvarlak bildiğimiz dünyanın. Şimdi biraz sakinim, soluğumdan girmekte bir parliamentin dumanı. Biraz polonyum, biraz radon, biraz siyanür ve fazlasıyla nikotin. Yaş’landım ama oldukça sakinim, sakin…

Yorum bırakın