Beni birinin görmesi gerek. Aslında bir güneşin yansımasından oluştuğumu, cebimde birikmiş yalnız kalan ıslıklarımı kendimle paylaştığımı… Beni birinin hatırlaması gerek. En karanlık gecelerde soğuğa bırakılmış derisi kopuk tenimi, bir tutam kalan ruhumun nasıl kırıldığını… Beni birinin anlaması gerek. Jönü olmadığım bu hayatta ezberi olmayan rolü neden oynadığımı, henüz çiçeği açmamış caddelerde neden yolların kesiştiğini… Bana birinin dokunması gerek. Dik duran omuzlarımın ardında bir yıkıntı olduğunu, ağlamanın dili, dini, ırkı olmadığını… Bana birinin sorması gerek. Binlerce kelimeden oluşan sarı sayfalarımda neden sustuğumu, yüzümde oluşan çatlaklarda kimlerin izi olduğunu… Bana birinin sarılması gerek. Kendime sarılmaktan yorulduğumu, aynalarda ki suretlerde teselli aradığımı, avuç içi kadar bir kalbin nasıl acıttığını…
