Merhaba Tanrım.
Bugün sana Ömer Hayyam'ın 27 nolu rubaisinden sesleniyorum.
Az biraz benzesek de bir Ömer Hayyam değilim bunu da kabul ediyorum.
Hiç dökmedim merak etme ne içimi ne de bardaktakini.
Dökülmesin diye içtim bütün yazdıklarımı, bütün yazdıklarını.
Sonra bir tırtıl yazmışsın yoluma bucağıma, senden geldi diye besledim.
Vesile bildim kendimi kalktım da gönlümü eyledim.
Senin çiçek olsun diye gönderdiğin yapraklarımı sundum önüne.
Goncalarımı feda ettim onun kısacık ömrüne.
Uzundu kirpikleri koza yettiremedim.
Seyrettim durdum kabuğunu kimselere elletmedim.
Güneş vurdu durdu tenine.
Uzakta durdum da kalkıp gölge etmedim.
Bitti yapraklarım açtı kanatlarını.
Kurumuş tüm dallarım uçtu kanatlarını.
Ağaçlarla tanıştı da
Üstüme konduramadım.
Hoşça kal şimdi Tanrım.
Bugün sana Ömer Hayyam'ın 11 nolu rubaisi ile veda ediyorum.
ve bir Ömer Hayyam değilim bunu da kabul ediyorum.
Sahibi olduğun bu gökyüzünde
Bilmezler ki artık seninle seyrediyorum...