Sabahın ilk ışıklarında kalktım bugün
Gün ağardı
Ağırdı cebimde ki renkli misketler
Bir simitçi
Bir sütçü
Bir kaç çocuk tarlasıydı yolum
Uzundu
Boyumun yettiği kadar gittim
Bir tekir dolandı ayağıma
Mır mır mır
İlk o anlattı
Sonrası iplik söküğü
Ama yolum uzundu
Henüz boy veremediğim sokaklardı geldiğim
Bir erik ağacı karşıladı beni
Dalında salıncağı
İtecek gücüm yoktu
Tekiri saymazsak
Sonra taşladılar ağacımı
Erik düştü
Tekir kaçtı
Ben korktum
Ama yolum uzundu
Ve uzun kalabalıklar oluşturan bir cenaze geçti
Sevilmişti ölen
Sevinmiş miydi ölen
Bilemem
Öğlen ezanında defnettiler
Demek baya yürümüştüm
Yürüdüm itiraf edilmemiş aşklar sokağında
Bir sokak lambasına yaslandım
Karşı kaldırımda kaldı Aşk
Gülümsedim
Görmedi
Seslendim
Duymadı
Simitçi buraya da gelmişti
Tekir ise sütçünün peşinde
1-2 Saat önce defnedilen ve sevilen ölüye gittim
Kimseler yoktu
Sevilmemiş miydi
Bir karanfil aldım üstünden
Yerlerine misketlerimi bıraktım
İlk alışverişim
Bir ölüyleydi
Ama yolum uzundu
Ve koştum
Sokak lambam vardı da
Aşk yoktu
Tekir kaçmıştı
Ben korkmuştum
Sen neden gitmiştin
Oysa yolum uzundu
Ve akşam olmuştu
8 Yaşında uyandığım sabahın gecesinde
44 Yaşında bir sokak lambasıydım artık
Renkli çaputlar bağlasınlar tellerime
Misketlerimi bıraksınlar ellerime
Çocuklara lazım
Belki 45'i göremem
