Bir beyaz bulut tanesi geçiyor şimdi üstümden
Yokluğunda kalmış bir beyaz bulut tanesi
Belki olsaydın beraber izlerdik gidişini
El sallardık arkasından
Selam söylemesini isterdik maviliklerine
Yoksun diye gidiyor belki
Ne maviliği görecek gözü
Ne de beyaz kalacak kanatları
Şimdi bir atlasın ortasında
Bir büyük çam ağacının gölgesindeyim
Önümde gözlerini bana sabitlemiş bir çomar
Biraz önce yiyecek telaşına düşen
Şimdi ise omuzlarımda bana bakan kırlangıçlar
Bir avuç asker karınca
Biraz kelebek örtüsü
Hiçbiri tanımıyordu seni
Yaklaşık 20 dakika önce
Küçük bir zaman diliminde değişti hayatları
Biliyorlar artık
Baharları senin getirdiğini
İçimde büyüttüğün ormanları
Avuçlarından akan akarsuları
Saçlarında açan zambakları
Ardında bıraktığın yeşilleri
Güneşin yüzünde doğduğunu
Yıldızların sana parladığını
Kokunun Cennet vadettiğini
Tanrıçasın artık dilimizi bilmeyenlerin ülkesinde
Bense bu atlasın ortasında
Sensiz çirkin kalmış bir taşralıyım
Bana ait olmayan eğreti bir beden
Tütün kokmuş, yüzünü arayan ellerim
Dudaklarımda tedavülden kaldırılmış küfürler
Tenimde en ucuz şarapların kokusu
Günahım ben senin Tanrıça olduğun yerde
Cennetinden kovulmuş
Kanatları kırılmış
Adı ayyuka çıkan
Bir beyaz buluttum
Geçtim gittim gökyüzünden
Kuşlar sana
Yokluğum kuşlara emanet...

Hayal dünyanıza hayranım ❤
BeğenLiked by 1 kişi
Teşekkür ederim 🙏
BeğenLiked by 1 kişi